Zarf-Fiiller: Fiil + -(y)Arak
Adverbial Verbs: Verb + -(y)Arak
Nedir?
What is it?
-(y)Arak eki, bir eylemin nasıl yapıldığını anlatmak için kullanılır.
The suffix -(y)Arak is used to explain how an action is performed.
Genellikle İngilizcedeki “by doing” veya “while doing” anlamına gelir.
It usually means “by doing” or “while doing” in English.
- Yapısı
Structure
Fiil kökü + -(y)Arak
Verb stem + -(y)Arak
koş + arak → koşarak
run → by running
oku + yarak → okuyarak
read → by reading
- Kullanım
Usage
1. Bir işin nasıl yapıldığını anlatır.
1. Shows how an action is done.
Çocuk gülerek annesine baktı.
The child looked at his/her mother while smiling.
2. Aynı anda yapılan iki eylemi gösterir.
2. Shows two actions happening at the same time.
Müzik dinleyerek ders çalışıyorum.
I study while listening to music.
Important Note:
-(y)Arak yapısı genellikle olumlu cümlelerde kullanılır. Olumsuz anlam
için -madan/-meden kullanılır.
-(y)Arak is usually used in positive sentences. For negative meaning,
Turkish uses -madan/-meden.
Kahvaltı yapmadan evden çıktı.
He/She left home without having breakfast.
More Examples
- Kitap okuyarak zaman geçiriyorum.
> I spend time by reading a book.
- Arkadaşıyla konuşarak eve yürüdü.
> He/She walked home while talking with his/her friend.
- Çok çalışarak Türkçe öğrendi.
> He/She learned Turkish by studying a lot.
- Gülerek bu haberi anlattı.
> He/She told this news while smiling.
- Müzik dinleyerek kitap okuyor.
> He/She is reading a book while listening to music.
Metin: -(y)Arak Kullanımı
Text: Using -(y)Arak
Her sabah işe yürüyerek gidiyorum. Evden çıkmadan önce kahvemi içiyorum
ve biraz müzik dinliyorum. Yolda bazen kitap okuyarak veya podcast
dinleyerek zaman geçiriyorum. İş arkadaşlarımla konuşarak yeni şeyler
öğreniyorum. Öğle arasında arkadaşlarımla sohbet ederek yemek yiyoruz.
İşimi dikkatli yaparak daha başarılı olmaya çalışıyorum. Akşam eve
dönerken genellikle dinlenerek yolculuk yapıyorum. Bazen ailemle
konuşarak günüm hakkında bilgi veriyorum. Çocuklarım ödevlerini yaparak
yeni bilgiler öğreniyorlar. Onlara yardım ederek zaman geçiriyorum.
Hafta sonları spor yaparak ve yürüyüşe çıkarak kendimi daha iyi
hissediyorum. Hayatta küçük adımlar atarak büyük hedeflere
ulaşabileceğimize inanıyorum.
English Translation
Every morning, I go to work by walking. Before leaving home, I drink my
coffee and listen to some music. On the way, I sometimes spend my time
reading books or listening to podcasts. I learn new things by talking
with my colleagues. During lunch breaks, we eat while chatting with our
friends. I try to become more successful by doing my work carefully.
When returning home in the evening, I usually travel while relaxing.
Sometimes, I tell my family about my day by talking with them. My
children learn new things by doing their homework. I spend time helping
them. On weekends, I feel better by exercising and going for walks. I
believe that we can reach great goals by taking small steps in life.
Zarf-Fiiller: Fiil + -(y)A + Fiil + -(y)A –
The Adverbial Verb Form
(By
Repeating an Action)
Nedir?
What is it?
Fiil + -(y)A + Fiil + -(y)A yapısı, bir eylemin tekrar edilerek, uzun
süre devam ederek veya aşamalı şekilde gerçekleştiğini anlatmak için
kullanılır.
The structure Fiil + -(y)A + Fiil + -(y)A is used to describe an action
that happens repeatedly, continuously, or gradually.
Bu yapı genellikle “by doing something again and again” veya “while
continuously doing something” anlamına gelir.
This structure often means “by doing something again and again” or
“while continuously doing something.”
- Yapısı
Structure
Fiil kökü + -(y)A + aynı fiil + -(y)A
Verb stem + -(y)A + the same verb + -(y)A
konuş + a + konuş + a → konuşa konuşa
speak + and + speak → by speaking repeatedly
gül + e + gül + e → güle güle
laugh + and + laugh → while laughing repeatedly
- Kullanım
Usage
1. Bir işi tekrar tekrar yaparak gerçekleşen sonucu anlatır.
1. Shows a result achieved by doing something repeatedly.
Bir becerinin veya gelişimin sürekli tekrar ile oluştuğunu ifade eder.
It expresses that a skill or improvement happens through continuous
repetition.
Türkçe konuşa konuşa Türkçemi ilerlettim.
I improved my Turkish by speaking Turkish again and again.
2. Bir eylemin uzun süre devam ettiğini gösterir.
2. Shows that an action continues for a long time.
Bir hareketin sürekliliğini ve devamlılığını vurgular.
It emphasizes the continuity and duration of an action.
Çocuk ağlaya ağlaya uyudu.
The child fell asleep after crying for a long time.
3. Bir durumun zaman içinde değiştiğini anlatır.
3. Shows a gradual change over time.
Bir şeyin yavaş yavaş gerçekleştiğini ifade eder.
It describes something happening little by little over time.
Çalışa çalışa başarılı oldu.
He/She became successful by studying continuously.
Important Note :
Bu yapıda genellikle aynı fiil iki kez kullanılır ve iki fiil arasına -a
/ -e ünlüsü gelir.
In this structure, the same verb is usually repeated, and the vowel -a /
-e is added between the two verbs.
Ünlü uyumuna göre -a veya -e kullanılır.
The choice between -a and -e depends on vowel harmony.
More Examples
- Koşa koşa eve geldi.
> He/She came home running.
- Düşüne düşüne doğru kararı verdi.
> He/She made the right decision after thinking carefully for a
long time.
- Okuyarak değil, yaza yaza öğrendi.
> He/She learned by writing again and again, not by reading.
- Güle güle yaşamak herkesin hayalidir.
> Living happily is everyone's dream.
- Sora sora doğru yolu buldu.
> He/She found the right way by asking again and again.
Metin: Fiil + -(y)A + Fiil + -(y)A Kullanımı
Text: Using Fiil + -(y)A + Fiil + -(y)A
Çocukluğumdan beri Türkçe öğrenmeye çalışıyorum. İlk zamanlarda çok
zorlanıyordum ama konuşa konuşa ve dinleye dinleye kendimi geliştirdim.
Her gün yeni kelimeler öğrenerek ve tekrar ede ede Türkçemi ilerlettim.
Hata yapa yapa doğru cümleler kurmayı öğrendim. Bazen anlamadığım
kelimeleri sora sora öğrendim ve insanlarla iletişim kurmaya başladım.
Okuyarak, yazarak ve konuşa konuşa Türkçe seviyemi yükselttim. Zamanla
daha rahat konuşmaya başladım. Çalışa çalışa ve pratik yapa yapa kendime
güvenim arttı. Şimdi Türkçe konuşurken daha az hata yapıyorum. Öğrene
öğrene yeni şeyler keşfetmenin çok güzel olduğunu düşünüyorum. Bir dili
öğrenmenin en iyi yolu sabırlı olmak ve tekrar tekrar pratik yapmaktır.
English Translation
I have been trying to learn Turkish since my childhood. At first, I had
many difficulties, but I improved myself by speaking and listening again
and again. I improved my Turkish by learning new words every day and
repeating them many times. I learned to make correct sentences by making
mistakes again and again. Sometimes, I learned words I did not
understand by asking repeatedly and started communicating with people. I
improved my Turkish level by reading, writing, and speaking
continuously. Over time, I started speaking more comfortably. My
self-confidence increased by studying and practicing again and again.
Now I make fewer mistakes when speaking Turkish.
Şimdiki Zamanın Hikâyesi
The Past Continuous Tense in Turkish
Nedir?
What is it?
Şimdiki Zamanın Hikâyesi, geçmişte belirli bir zamanda devam eden bir
eylemi anlatmak için kullanılır.
The Past Continuous Tense is used to describe an action that was in
progress at a specific time in the past.
Bu zaman, geçmişte devam eden olayları veya aynı anda gerçekleşen iki
eylemi ifade eder.
It is used to describe ongoing actions in the past or two actions
happening at the same time.
- Yapısı
Structure
Fiil + -(I)yor + du + Kişi eki
Verb + -(I)yor + du + Personal ending
gel → geliyordu
come → was coming
oku → okuyordu
read → was reading
yaz → yazıyordum
write → I was writing
- Kullanım
Usage
1. Geçmişte devam eden bir eylemi anlatır.
1. Describes an action that was in progress in the past.
Dün akşam kitap okuyordum.
I was reading a book yesterday evening.
2. Geçmişte aynı anda gerçekleşen iki eylemi anlatır.
2. Describes two actions happening at the same time in the past.
Ben yemek yapıyordum, kardeşim televizyon izliyordu.
I was cooking while my brother was watching TV.
3. Bir olay gerçekleştiğinde devam eden eylemi anlatır.
3. Describes an action that was in progress when another event happened.
Sen beni aradığında ders çalışıyordum.
I was studying when you called me.
Important Note :
Bu zaman, İngilizcedeki Past Continuous (was/were + verb + ing) zamanına
karşılık gelir.
This tense corresponds to the English Past Continuous (was/were + verb +
ing).
Şimdiki zamanın hikâyesi, geçmişte tamamlanmamış veya devam eden
eylemleri anlatır.
It describes actions that were ongoing or unfinished in the past.
More Examples
- Yağmur yağarken eve gidiyorduk.
> We were going home while it was raining.
- Öğretmen konuşuyordu, öğrenciler dikkatle dinliyordu.
> The teacher was speaking, and the students were listening
carefully.
- Annem yemek hazırlıyordu.
> My mother was preparing dinner.
- Dün bu saatte arkadaşlarımla futbol oynuyordum.
> At this time yesterday, I was playing football with my
friends.
- Film izlerken telefonum çalıyordu.
> My phone was ringing while I was watching a movie.
Metin: Şimdiki Zamanın Hikâyesi
Text: Past Continuous Tense
Geçen cumartesi çok yoğun bir gün geçiriyordum. Sabah erkenden kahvaltı
yapıyordum ve aynı zamanda arkadaşlarımla mesajlaşıyordum. Daha sonra
otobüs bekliyordum çünkü kursa gidiyordum. Otobüste giderken müzik
dinliyordum ve pencereden dışarıyı izliyordum. Kurs başladığında
öğretmen yeni bir konu anlatıyordu, biz de dikkatlice not alıyorduk.
Ders sırasında herkes sorular soruyor ve cevapları tartışıyordu. Eve
dönerken yağmur yağıyordu ama ben şemsiyemi kullanıyordum. Akşam ailemle
yemek yiyorduk ve gün hakkında konuşuyorduk. Daha sonra biraz kitap
okuyordum, sonra da erkenden uyuyordum. O gün yoruluyordum ama aynı
zamanda yeni şeyler öğreniyordum. Güzel ve verimli bir gündü.
English Translation
Last Saturday, I was having a very busy day. Early in the morning, I was
having breakfast while texting my friends. Later, I was waiting for the
bus because I was going to my course. While traveling on the bus, I was
listening to music and looking out the window. When the course started,
the teacher was explaining a new topic, and we were taking notes
carefully. During the lesson, everyone was asking questions and
discussing the answers. On my way home, it was raining, but I was using
my umbrella. In the evening, my family and I were having dinner and
talking about our day. Later, I was reading a book, and then I was going
to bed early. I was getting tired that day, but I was also learning new
things. It was a nice and productive day.
Zarf-Fiiller: İsim / Sıfat + -(y)ken
While Being / When Being
Nedir?
What is it?
İsim veya sıfat + -(y)ken yapısı, bir kişinin veya bir şeyin bulunduğu
durumu anlatırken başka bir olayın gerçekleştiğini ifade eder.
The structure Noun / Adjective + -(y)ken is used to describe a situation
or state in which another action takes place.
Bu yapı genellikle "while being...", "when..." veya "while in a certain
state..." anlamına gelir.
It usually means "while being...", "when...", or "while in a certain
state...".
- Yapısı
Structure
İsim / Sıfat + -(y)ken
Noun / Adjective + -(y)ken
çocuk → çocukken
child → when (I/he/she) was a child
genç → gençken
young → while young / when young
öğrenci → öğrenciyken
student → while being a student
hasta → hastayken
sick → while being sick
Not: Ünlü ile biten bazı isim ve sıfatlardan sonra yardımcı -y- sesi
kullanılır.
Note: After some nouns and adjectives ending in a vowel, the buffer
letter -y- is used.
- Kullanım
Usage
1. Geçmişteki bir durumu anlatır.
1. Describes a state in the past.
Çocukken her gün parkta oynardım.
When I was a child, I used to play in the park every day.
2. Bir kişinin içinde bulunduğu durumu ifade eder.
2. Describes someone's state or condition.
Öğrenciyken çok kitap okurdum.
While I was a student, I used to read many books.
3. Bir sıfatla birlikte kullanılarak bir durumu belirtir.
3. Used with adjectives to describe a state.
Gençken daha çok spor yapıyordu.
When he/she was young, he/she used to do more sports.
Important Note :
-(y)ken isimler ve sıfatlarla kullanıldığında bir durumu ifade eder.
Fiillerle kullanıldığında ise başka bir gramer yapısı oluşur (Fiil +
-(y)ken).
When -(y)ken is used with nouns and adjectives, it describes a state or
condition. When it is used with verbs, it forms a different grammar
structure (Verb + -(y)ken).
More Examples
- Bekârken İstanbul'da yaşıyordu.
> When he/she was single, he/she lived in Istanbul.
- Küçükken dedem bana masallar anlatırdı.
> When I was little, my grandfather used to tell me stories.
- Öğretmenken çok sabırlıydı.
> While being a teacher, he/she was very patient.
- Mutluyken şarkı söylemeyi severim.
> I like singing when I am happy.
- Yorgunken kahve içerim.
> I drink coffee when I am tired.
Metin: İsim / Sıfat + -(y)ken
Text: Noun / Adjective + -(y)ken
Çocukken ailemle küçük bir kasabada yaşıyordum. Öğrenciyken her gün
erken kalkıyor ve okula yürüyerek gidiyordum. Gençken boş zamanlarımın
çoğunu arkadaşlarımla geçiriyordum. Hastayken annem bana her zaman sıcak
çorba hazırlardı ve dinlenmemi söylerdi. Bekârken seyahat etmek için
daha fazla zamanım vardı. Mutluyken herkese gülümserdim, üzgünken ise
sessiz kalmayı tercih ederdim. Üniversite öğrencisiyken yabancı dillere
büyük ilgi duymaya başladım. O yıllarda hayallerim çok büyüktü ve
geleceğim hakkında sürekli planlar yapıyordum. Bugün geçmişe baktığımda,
çocukken ve gençken yaşadığım deneyimlerin beni bugünkü kişi yaptığını
daha iyi anlıyorum.
English Translation
When I was a child, I lived with my family in a small town. While I was
a student, I woke up early every day and walked to school. When I was
young, I spent most of my free time with my friends. Whenever I was
sick, my mother always prepared hot soup for me and told me to rest.
When I was single, I had more time to travel. When I was happy, I smiled
at everyone, and when I was sad, I preferred to stay quiet. While I was
a university student, I became very interested in foreign languages.
During those years, I had big dreams and was constantly making plans for
my future. Today, when I look back, I understand better that the
experiences I had as a child and when I was young made me the person I
am today.
Zarf-Fiiller: İsim + -DA + -(y)ken
While Being At / When Being At
Nedir?
What is it?
İsim + -DA + -(y)ken yapısı, bir kişinin veya bir şeyin bulunduğu yer ya
da konum sırasında başka bir olayın gerçekleştiğini anlatır.
The structure Noun + -DA + -(y)ken is used to describe an action that
happens while someone or something is at a particular place or location.
Bu yapı genellikle "while at..." veya "when at..." anlamına gelir.
It usually means "while at..." or "when at...".
- Yapısı
Structure
İsim + -da / -de + -(y)ken
Noun + Locative (-da / -de) + -(y)ken
ev → evdeyken
home → while at home
okul → okuldayken
school → while at school
iş → işteyken
work → while at work
Türkiye → Türkiye'deyken
Turkey → while in Turkey
- Kullanım
Usage
1. Bir olayın belirli bir yerde gerçekleştiğini anlatır.
1. Describes an action that happens at a specific place.
Evdeyken kitap okumayı severim.
I like reading books while I am at home.
2. Bir kişinin bulunduğu yerde yaşanan bir olayı anlatır.
2. Describes something that happens while someone is in a certain place.
Okuldayken yeni arkadaşlar edindim.
I made new friends while I was at school.
3. Bir ülkede, şehirde veya başka bir yerde bulunurken gerçekleşen
olayları anlatır.
3. Describes events that happen while being in a country, city, or
another place.
Türkiye'deyken birçok tarihi yeri ziyaret ettim.
While I was in Turkey, I visited many historical places.
Important Note :
Bu yapıda isim önce -da / -de hâl ekini alır, ardından -(y)ken eklenir.
In this structure, the noun first takes the locative suffix (-da / -de),
then -(y)ken is added.
Bu yapı yalnızca yer veya bulunulan konumu ifade eder.
This structure is only used to express a place or location.
More Examples
- İşteyken telefonumu sessize alırım.
> I put my phone on silent while I am at work.
- Kütüphanedeyken kimseyle konuşmadım.
> I didn't talk to anyone while I was at the library.
- Oteldeyken denizi her sabah izliyorduk.
> While we were at the hotel, we watched the sea every morning.
- Marketteyken annem beni aradı.
> My mother called me while I was at the supermarket.
- Toplantıdayken telefonunu açmadı.
> He/She didn't answer the phone while in the meeting.
Metin: İsim + -DA + -(y)ken
Text: Noun + -DA + -(y)ken
Geçen yaz Türkiye'deyken unutulmaz bir tatil geçirdim. Oteldeyken her
sabah erkenden uyanıyor ve deniz manzarasını izliyordum. Şehirdeyken
tarihi yerleri gezmeyi çok seviyordum. Restorandayken Türk yemeklerinin
farklı tatlarını deneme fırsatı buldum. Marketteyken yerel ürünler satın
aldım ve satıcılarla sohbet ettim. Müzedeyken Türkiye'nin zengin tarihi
hakkında birçok yeni bilgi öğrendim. Akşamları sahildeyken gün batımını
izlemek en sevdiğim aktivitelerden biriydi. Havaalanındayken tatilin ne
kadar hızlı geçtiğini düşündüm. Eve döndüğümde, Türkiye'deyken yaşadığım
güzel anıları uzun süre unutamadım.
English Translation
Last summer, I had an unforgettable vacation while I was in Turkey.
While I was at the hotel, I woke up early every morning and watched the
sea view. While I was in the city, I enjoyed visiting historical places.
While I was at the restaurant, I had the opportunity to try different
Turkish dishes. While I was at the supermarket, I bought local products
and chatted with the shopkeepers. While I was at the museum, I learned
many new things about Turkey's rich history. In the evenings, while I
was at the beach, watching the sunset was one of my favorite activities.
While I was at the airport, I thought about how quickly the vacation had
passed. When I returned home, I couldn't forget the wonderful memories I
had while I was in Turkey.
Zarf-Fiiller: Fiil + -(A/I)rken
While Doing / As Someone Usually Does
Nedir?
What is it?
Fiil + -(A/I)rken yapısı, geniş zamanda yapılan bir eylem sırasında
başka bir olayın gerçekleştiğini anlatır. Ayrıca genel alışkanlıklar ve
tekrar eden durumlar için de kullanılır.
The structure Verb + -(A/I)rken is used to describe something that
happens while a habitual or repeated action is taking place. It is also
used for general habits and repeated situations.
Bu yapı genellikle "while doing", "when doing" veya "whenever" anlamına
gelir.
It usually means "while doing", "when doing", or "whenever".
- Yapısı
Structure
Fiil + -(A/I)r + ken
Verb + Aorist + ken
gelir → gelirken
come → while coming
gider → giderken
go → while going
okur → okurken
read → while reading
yazar → yazarken
write → while writing
- Kullanım
Usage
1. Düzenli yapılan bir eylem sırasında başka bir olayın gerçekleştiğini
anlatır.
1. Describes something that happens during a habitual action.
İşe giderken her gün kahve alırım.
I buy coffee while going to work every day.
2. Bir olayın gerçekleştiği zamanı belirtir.
2. Indicates when something happens.
Eve gelirken seni gördüm.
I saw you while coming home.
3. Genel alışkanlıkları anlatır.
3. Describes general habits.
Kitap okurken not alırım.
I take notes while reading a book.
Important Note :
-(A/I)rken, geniş zaman eki -(A/I)r ile oluşturulur ve genellikle
alışkanlıklar veya sık tekrar eden eylemlerle kullanılır.
-(A/I)rken is formed with the aorist suffix -(A/I)r and is generally
used with habits or repeated actions.
Bu yapı, Fiil + -(y)ken yapısından farklıdır. -(y)ken daha çok belirli
bir anda devam eden eylemleri anlatırken, -(A/I)rken alışkanlık veya
genel durumları ifade eder.
**This structure is different from Verb + -(y)ken. (y)ken usually
describes an action in progress at a specific moment, while (A/I)rken
expresses habits or general situations.
More Examples
- Markete giderken ekmek alır mısın?
> Can you buy some bread while going to the market?
- Okula giderken arkadaşlarımla buluşurum.
> I meet my friends while going to school.
- Televizyon izlerken çay içerim.
> I drink tea while watching television.
- Yemek yaparken müzik dinlerim.
> I listen to music while cooking.
- Yolda yürürken eski bir arkadaşıma rastladım.
> I met an old friend while walking on the road.
Metin: Fiil + -(A/I)rken
Text: Verb + -(A/I)rken
Her sabah işe giderken aynı fırından simit alırım. Otobüsü beklerken
çevremdeki insanları izlemeyi severim. İşe gelirken bazen müzik dinler,
bazen de haberleri okurum. Öğle arasında yemek yerken arkadaşlarımla
sohbet ederiz. Eve dönerken ihtiyaçlarımı almak için markete uğrarım.
Akşamları kitap okurken önemli yerlerin altını çizerim. Hafta sonları
yürüyüş yaparken doğanın tadını çıkarırım ve temiz hava alırım. Yeni bir
dil öğrenirken düzenli tekrar yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Günlük hayatımda birçok işi yaparken aynı zamanda yeni şeyler öğrenmeye
çalışıyorum.
English Translation
Every morning, I buy a simit from the same bakery while going to work.
While waiting for the bus, I like watching the people around me. While
coming to work, I sometimes listen to music and sometimes read the news.
During lunch, we chat while eating. While going home, I stop by the
supermarket to buy what I need. In the evenings, I underline important
parts while reading a book. On weekends, I enjoy nature and get fresh
air while taking a walk. I believe that regular practice is very
important while learning a new language. In my daily life, I try to
learn new things while doing many different activities.
Zarf-Fiiller: Fiil + -(I)yor + -(y)ken
While Doing (Present
Continuous)
Nedir?
What is it?
Fiil + -(I)yor + -(y)ken yapısı, bir eylem devam ederken aynı anda başka
bir olayın gerçekleştiğini anlatır.
The structure Verb + -(I)yor + -(y)ken is used to describe an action
that is in progress when another action happens at the same time.
Bu yapı genellikle "while doing" veya "when someone is doing something"
anlamına gelir.
It usually means "while doing" or "when someone is doing something."
- Yapısı
Structure
Fiil + -(I)yor + ken
Verb + Present Continuous + ken
çalışıyor → çalışıyorken
is studying → while studying
geliyor → geliyorken
is coming → while coming
izliyor → izliyorken
is watching → while watching
konuşuyor → konuşuyorken
is speaking → while speaking
- Kullanım
Usage
1. Devam eden bir eylem sırasında başka bir olayın gerçekleştiğini
anlatır.
1. Describes another action happening during an ongoing action.
Ders çalışıyorken telefonum çaldı.
My phone rang while I was studying.
2. Aynı anda gerçekleşen iki eylemi anlatır.
2. Describes two actions happening at the same time.
Müzik dinliyorken kitap okuyordu.
He/She was reading a book while listening to music.
3. Bir kişinin içinde bulunduğu durumu vurgular.
3. Emphasizes a person's ongoing activity.
Yemek yiyorken beni aradı.
He/She called me while I was eating.
Important Note :
Günlük konuşmada çalışırken, konuşurken, yemek yerken gibi kısa biçimler
çok daha yaygındır. Çalışıyorken, konuşuyorken gibi kullanımlar ise
dilbilgisi açısından doğrudur ancak daha çok vurgu yapmak veya yazılı
anlatımda kullanılır.
In everyday Turkish, shorter forms such as çalışırken, konuşurken, and
yemek yerken are much more common. Forms like çalışıyorken and
konuşuyorken are grammatically correct but are mainly used for emphasis
or in written language.
More Examples
- Film izliyorken elektrikler kesildi.
> The power went out while I was watching a movie.
- Duş alıyorken telefonu duymadım.
> I didn't hear the phone while I was taking a shower.
- Arabayı kullanıyorken müzik dinliyordu.
> He/She was listening to music while driving the car.
- Bilgisayarda çalışıyorken kahve içiyorum.
> I drink coffee while working on the computer.
- Arkadaşımla konuşuyorken öğretmen sınıfa girdi.
> The teacher entered the classroom while I was talking to my
friend.
Metin: Fiil + -(I)yor + -(y)ken
Text: Verb + -(I)yor + -(y)ken
Dün akşam evde ders çalışıyorken telefonum çaldı. Arkadaşımla
konuşuyorken saatin ne kadar geç olduğunu fark etmedim. Daha sonra yemek
yiyorken ailem bana hafta sonu planlarımızı anlattı. Televizyon
izliyorken ilginç bir belgesel başladı ve onu dikkatle izlemeye devam
ettim. Bilgisayarda çalışıyorken kısa bir mola verip kahve hazırladım.
Kahvemi içiyorken yeni bir kitap okumaya karar verdim. Kitabı okuyorken
bilmediğim bazı kelimeleri not aldım. Gece uyumaya hazırlanıyorken
ertesi gün yapacaklarımı düşündüm. Gün boyunca birçok işle meşgul
oluyorken zamanın ne kadar hızlı geçtiğini anlamadım.
English Translation
Last evening, my phone rang while I was studying at home. While I was
talking with my friend, I didn't realize how late it had become. Later,
while I was eating dinner, my family told me about our weekend plans.
While I was watching TV, an interesting documentary started, and I
continued watching it carefully. While I was working on my computer, I
took a short break and made some coffee. While I was drinking my coffee,
I decided to read a new book. While I was reading the book, I wrote down
some words that I didn't know. While I was getting ready to sleep, I
thought about what I was going to do the next day. While I was busy with
many things throughout the day, I didn't notice how quickly time passed.
Zarf-Fiiller: Fiil + -miş + -(y)ken
While Having Done / When It Had
Happened
Nedir?
What is it?
Fiil + -miş + -(y)ken yapısı, öğrenilen geçmiş zamanda gerçekleşmiş veya
tamamlanmış bir durum sırasında başka bir olayın yaşandığını anlatır.
The structure Verb + -miş + -(y)ken is used to describe a situation
where another event happens while an action has already been completed
or is understood as completed.
Bu yapı günlük konuşmada çok sık kullanılmaz ve daha çok yazılı dilde
veya anlatım dilinde görülür.
This structure is not very common in everyday speech and is mostly found
in written language or storytelling.
- Yapısı
Structure
Fiil + -miş + ken
Verb + -miş + ken
gelmiş → gelmişken
having come → since (you) have come / while having come
gitmiş → gitmişken
having gone → while having gone
bitirmiş → bitirmişken
having finished → while having finished
- Kullanım
Usage
1. Gerçekleşmiş bir durumdan yararlanmayı ifade eder.
1. Expresses taking advantage of a completed situation.
Buraya gelmişken seni de ziyaret edeyim.
Since I have come here, let me visit you as well.
2. Tamamlanmış bir eylemden sonra başka bir öneri veya istek belirtir.
2. Expresses another suggestion or intention after a completed action.
Markete gitmişken biraz süt alır mısın?
Since you're going to the supermarket / have gone there, could you buy
some milk?
3. "Madem ki..." anlamında kullanılır.
3. Used with the meaning of "since..." or "now that..."
Başlamışken bu işi bitirelim.
Since we've started, let's finish this work.
Important Note :
-mişken yapısı çoğu zaman "madem ki", "hazır", "since", "now that"
anlamı taşır. Günlük Türkçede oldukça yaygın bir kullanımdır. br
The structure -mişken often means "since", "now that", or "while already
having done something." It is quite common in everyday Turkish.
Bu yapı, geçmiş zamanı anlatmaktan çok mevcut durumu fırsata çevirmeyi
ifade eder.
Rather than simply referring to the past, this structure is often used
to take advantage of an existing situation.
More Examples
- Dışarı çıkmışken ekmek alabilir misin?
> Since you're out, could you buy some bread?
- İstanbul'a gelmişken Ayasofya'yı da ziyaret edelim.
> Since we've come to Istanbul, let's visit Hagia Sophia as
well.
- Bilgisayarı açmışken e-postalarını kontrol et.
> Since you've turned on the computer, check your emails as
well.
- Başlamışken devam edelim.
> Since we've started, let's continue.
- Buradayken değil, gelmişken seni görmek istedim.
> Since I had already come here, I wanted to see you.
Metin: Fiil + -miş + -(y)ken
Text: Verb + -miş + -(y)ken
Geçen hafta arkadaşımı ziyaret etmek için şehir merkezine gittim. Oraya
gelmişken birkaç mağazayı da gezmek istedim. Alışverişe çıkmışken uzun
zamandır almak istediğim kitabı satın aldım. Kafeye oturmuşken eski bir
arkadaşımla karşılaştım ve birlikte kahve içtik. Sohbete başlamışken
gelecek planlarımız hakkında da konuştuk. Eve dönmüşken ailemi arayıp
günümün nasıl geçtiğini anlattım. Bilgisayarı açmışken ertesi gün yapmam
gereken işleri de planladım. Günün sonunda düşündüm ki bazen küçük
fırsatları değerlendirmek insanı mutlu ediyor. Hazır bir yere gitmişken
veya bir işe başlamışken başka işleri de tamamlamak zamandan tasarruf
sağlıyor.
English Translation
Last week, I went to the city center to visit my friend. Since I was
already there, I wanted to visit a few shops as well. Since I had gone
shopping, I bought the book that I had wanted for a long time. While I
was sitting at a café, I met an old friend, and we had coffee together.
Since we had already started talking, we also discussed our future
plans. After returning home, I called my family and told them how my day
had gone. Since I had already turned on my computer, I also planned the
tasks I needed to do the next day. At the end of the day, I realized
that making use of small opportunities makes people happy. When you've
already gone somewhere or started something, finishing other tasks as
well saves time.
Zarf-Fiiller: Fiil + -acak + -(y)ken
Just About to Do / When About to
Do
Nedir?
What is it?
Fiil + -acak + -(y)ken yapısı, gerçekleşmek üzere olan bir eylem
sırasında başka bir olayın meydana geldiğini anlatır.
The structure Verb + -acak + -(y)ken is used to describe an action that
was about to happen when another event occurred.
Bu yapı genellikle "just as...", "when about to...", veya "while about
to..." anlamına gelir.
It usually means "just as...", "when about to...", or "while about
to...".
- Yapısı
Structure
Fiil + -acak / -ecek + ken
Verb + Future Tense + ken
gidecek → gidecekken
was about to go
başlayacak → başlayacakken
was about to start
uyuyacak → uyuyacakken
was about to sleep
- Kullanım
Usage
1. Gerçekleşmek üzere olan bir eylemi anlatır.
1. Describes an action that was about to happen.
Tam evden çıkacakken telefonum çaldı.
Just as I was about to leave the house, my phone rang.
2. Başka bir olayın planlanan eylemi kesmesini anlatır.
2. Describes another event interrupting a planned action.
Yemeğe başlayacakken misafirler geldi.
Just as we were about to start eating, the guests arrived.
3. Son anda değişen durumları anlatır.
3. Describes situations that change at the last moment.
Uyuyacakken bir mesaj aldım.
I received a message just as I was about to sleep.
Important Note :
Bu yapı, gerçekleşmesine çok az kalan bir eylemi ifade eder ve
çoğunlukla ardından beklenmedik bir olay gelir.
This structure expresses an action that is about to happen and is often
followed by an unexpected event.
İngilizcedeki "be about to + verb" yapısına oldukça benzer.
It is very similar to the English structure "be about to + verb."
More Examples
- Otobüse binecekken kapılar kapandı.
> Just as I was about to get on the bus, the doors closed.
- Dışarı çıkacakken yağmur başladı.
> Just as I was about to go outside, it started to rain.
- Sunuma başlayacakken elektrikler kesildi.
> Just as I was about to start the presentation, the power went
out.
- Tam seni arayacakken sen beni aradın.
> Just as I was about to call you, you called me.
- Arabaya binecekken anahtarımı düşürdüm.
> Just as I was about to get into the car, I dropped my keys.
Metin: Fiil + -acak + -(y)ken
Text: Verb + -acak + -(y)ken
Dün sabah evden çıkacakken telefonum çaldı. Annem arıyordu ve bana
önemli bir şeyi hatırlattı. Konuşmayı bitirecekken kapı çaldı ve
komşumuz bize uğradı. Daha sonra otobüse binecekken otobüs hareket etti,
bu yüzden bir sonraki otobüsü beklemek zorunda kaldım. İşe başlayacakken
müdürüm beni toplantıya çağırdı. Öğle yemeğini yiyecekken bir müşteriden
acil bir telefon geldi. Akşam eve döndüğümde dinlenecekken arkadaşım
beni dışarı davet etti. Uyuyacakken ertesi gün için hazırlamam gereken
belgeleri hatırladım ve tekrar bilgisayarın başına geçtim. O gün
planladığım birçok şey son anda değişti, ama yine de her işi zamanında
bitirmeyi başardım.
English Translation
Yesterday morning, just as I was about to leave the house, my phone
rang. My mother was calling and reminded me of something important. Just
as I was about to finish the conversation, someone knocked on the door
and our neighbor came to visit us. Later, just as I was about to get on
the bus, it left, so I had to wait for the next one. Just as I was about
to start work, my manager called me to a meeting. Just as I was about to
eat lunch, I received an urgent phone call from a customer. When I got
home in the evening, I was about to relax, but my friend invited me out.
Just as I was about to sleep, I remembered the documents I needed to
prepare for the next day and went back to my computer. Many of my plans
changed at the last minute that day, but I still managed to finish
everything on time.
İsim-Fiil Ekleri (-mak / -ma)
Verbal Nouns (Infinitive & Gerund)
Nedir?
What are Verbal Nouns?
İsim-fiiller, fiillerden isim türeten eklerdir. Bu yapılar sayesinde
fiiller cümlede isim gibi kullanılabilir.
Verbal nouns are suffixes that turn verbs into nouns. They allow verbs
to function as nouns in a sentence.
Türkçede en yaygın isim-fiil ekleri -mak/-mek ve -ma/-me ekleridir.
The most common verbal noun suffixes in Turkish are -mak/-mek and
-ma/-me.
1- Fiil + -mak / -mek
1- Verb + -mak / -mek
Nedir?
What is it?
-mak/-mek eki, fiilin sözlük hâlidir ve bir eylemi genel anlamıyla ifade
eder.
The suffix -mak/-mek forms the infinitive of a verb and expresses the
action in a general sense.
İngilizcedeki "to + verb" yapısına benzer.
It is similar to the English "to + verb" form.
- Yapısı
Structure
Fiil + -mak / -mek
Verb + -mak / -mek
git → gitmek
go → to go
öğren → öğrenmek
learn → to learn
oku → okumak
read → to read
- Kullanım
Usage
1. Bir eylemi genel olarak ifade eder.
1. Refers to an action in general.
Türkçe öğrenmek çok eğlenceli.
Learning Turkish is very enjoyable.
2. İstek ve planlardan bahsederken kullanılır.
2. Used when talking about plans or intentions.
Yurt dışında yaşamak istiyorum.
I want to live abroad.
2- Fiil + -ma / -me
2- Verb + -ma / -me
Nedir?
What is it?
-ma/-me eki de fiili isimleştirir, ancak cümlede daha çok belirli bir
eylem veya kavram olarak kullanılır.
The suffix -ma/-me also turns a verb into a noun, but it is more
commonly used to refer to a specific action or concept.
- Yapısı
Structure
Fiil + -ma / -me
Verb + -ma / -me
yüz → yüzme
swim → swimming
yaz → yazma
write → writing
konuş → konuşma
speak → speaking / speech
- Kullanım
Usage
1. Bir eylemi isim olarak kullanır.
1. Uses an action as a noun.
Yüzme sağlıklıdır.
Swimming is healthy.
2. Cümlede özne veya nesne olabilir.
2. Can function as the subject or object of a sentence.
Kitap okuma alışkanlığı çok önemlidir.
The habit of reading books is very important.
Important Note :
-mak/-mek daha çok fiilin sözlük hâlini ve genel anlamını ifade eder.
-mak/-mek usually expresses the infinitive or dictionary form of a verb.
-ma/-me ise isimleşmiş bir eylem veya kavram olarak daha sık kullanılır.
-ma/-me is more commonly used as a noun referring to an action or
concept.
More Examples
- Yeni bir dil öğrenmek sabır ister.
> Learning a new language requires patience.
- Erken kalkmak benim için zor.
> Getting up early is difficult for me.
- Kitap okuma beni mutlu ediyor.
> Reading books makes me happy.
- Yabancı dil konuşma becerisi zamanla gelişir.
> Foreign language speaking skills improve over time.
- Düzenli egzersiz yapma sağlığınız için önemlidir.
> Doing regular exercise is important for your health.
Metin: İsim-Fiil Ekleri (-mak / -ma)
Text: Verbal Nouns (-mak / -ma)
Yeni bir dil öğrenmek sabır ve düzenli çalışma gerektirir. Ben her gün
Türkçe çalışmaya ve yeni kelimeler öğrenmeye zaman ayırıyorum. Kitap
okumak, film izlemek ve insanlarla konuşmak dil becerilerimi
geliştirmeme yardımcı oluyor. Özellikle konuşma ve dinleme becerilerini
geliştirme benim için çok önemli. Hata yapmaktan korkmamak da öğrenme
sürecinin doğal bir parçasıdır. Yazma alışkanlığı edinmek yeni
kelimeleri daha kolay hatırlamamı sağlıyor. Her gün tekrar yapma
sayesinde öğrendiklerimi unutmuyorum. Yeni şeyler öğrenmek bazen zor
olsa da pes etmemek gerektiğine inanıyorum. Dil öğrenmek uzun bir
yolculuktur ve düzenli çalışma başarıya ulaşmanın en önemli anahtarıdır.
English Translation
Learning a new language requires patience and regular practice. Every
day, I spend time studying Turkish and learning new words. Reading
books, watching movies, and talking with people help me improve my
language skills. Improving speaking and listening skills is especially
important to me. Not being afraid of making mistakes is also a natural
part of the learning process. Developing the habit of writing helps me
remember new words more easily. Thanks to reviewing every day, I do not
forget what I have learned.